31 Ocak 2013 Perşembe
The Whisper Of My Soul: Gölge kalmasın adın...
The Whisper Of My Soul: Gölge kalmasın adın...: Ne varsın ne yoksun...İz de bırakmıyorsun ya.En melankolik gecelerde birden türeyiverirsin ...sen ki bazen önünde durduğun buğulu gerçeğinde...
25 Ocak 2013 Cuma
18 Ocak 2013 Cuma
Sihir
Eğer dünya bir sihirbazlık eseriyse, o zaman bir sihirbazın da mutlaka olması
gerekir. Günün birinde onun maskesini düşürmeyi umuyorum. Ama bir kez olsun
sahnede kendini bize göstermeyen bir sihirbazın oyununu ortaya çıkarmak pek
kolay olmasa gerek.
-Jostein Gaarder
-Jostein Gaarder
Etiketler:
İskambil Kağıtlarının Esrarı,
Jostein Gaarder
Rüya
Rüya görmek sadece bir iletişim (ya da şifreli iletişim) edimi değildir; aynı
zamanda estetik bir etkinlik, bir imgelem oyunu, kendi başına bir değeri olan
bir oyundur. Rüyalarımız bize düş kurmanın -olmayan şeylerin rüyasını görmenin-
insanlığın en köklü gereksinimleri arasında olduğunu kanıtlar.
-Milan Kundera
-Milan Kundera
Etiketler:
Milan Kundera,
varolmanın dayanılmaz hafifliği
Zeka ve Güzellik
Yoksul olmak, çirkin olmak ve üstelik zeki olmak, bizim toplumlarımızda insanı
kasvetli ve kanmayacağı parkurlara mahkum eder ki bunlara erkenden alışmakta
yarar vardır. Güzellik oldu mu her şey bağışlanır, kabalık bile. Zeka ise sanki
durumun doğru bir ödünleyicisi değil gibidir; doğanın en yoksul çocuklarına
sunduğu bir dengeleyici olarak görülemez; daha ziyade gereksiz bir oyuncak
gibidir, mücevherin değerini yükseltir. Çirkinlik ise zaten daima suçludur.
-Muriel Barberry
-Muriel Barberry
15 Ocak 2013 Salı
Why Banks Are Missing Out on Social Media
Facebook:Banks and other financial institutions are using Facebook to listen and to serve their customer base, as well as to make announcements.
Twitter:
Banks and finance institutes are using twitter to share, listen, ask, and respond to their customers especially in the customer service realm. Another great usage would be to demonstrate thought-leadership and know-how.
LinkedIn:
The Finance industry is the 2nd most active industry on LinkedIn. Typical usage cases involve networking, recruiting employees, spreading company culture, and to build relationships.
Foursquare:
Allowing check-ins to branch locations is the key area of use by banks. This allows the banks to give public shout-outs to returning customers. Some banks have even been using Foursquare to verify a client's location as a measure to prevent bank fraud.
Although it's obvious that social media can pay great dividends to banks and brokers, these financial institutions must tread lightly when integrating social media with sales and marketing efforts. A carefully crafted plan and strategy that adheres to FINRA and SEC standards and regulations is needed. All conversations and anything considered sales/marketing material must be recorded and archived in a manner that does not allow changes or edits in the event of e-discovery or audits for example. There are several other rules that govern messages that may be considered sales and marketing.
Source: http://socialmediatoday.com
Sahip oldukların, sonunda sana sahip olur
Mobilya satın alırsınız. Kendinize dersiniz ki, bu hayatım boyunca ihtiyaç
duyacağım son kanepe. Kanepeyi alırsınız ve sonraki birkaç yıl boyunca, hangi
işiniz ters giderse gitsin, en azından, kanepe sorununuzu çözmüş olduğunuzu
bilirsiniz. Sonra aradığınız tabak takımı. Sonra hayallerinizdeki yatak.
Perdeler. Halılar. Sonra o güzel yuvanızda kısılıp kalırsınız. Bir zamanlar
sahip olduklarınız artık sizin sahibiniz olur.
-Chuck Palahniuk
-Chuck Palahniuk
Yaz Yağmuru
Yaz yağmuru nedir biliyor musunuz? Önce yaz göğünü patlatıp çatlatan saf
güzellik, kalbi ele geçiren saygılı kaygı, yüceliğin bile ortasındayken kendini
pek gülünç hissetmek, nesnelerin haşmeti karşısında pek kırılgan ve şişkin
hissetmek, dünyanın cömertliği karşısında şaşkın, kendini kaptırmış, aşırı
hoşnut hissetmek. Sonra, bir koridoru arşınlamak ve aniden, ışıklı bir odaya
dalmak. Beden artık bir kılıf değil, tin bulutlarda yaşar, suyun gücü onundur,
yeni bir doğumla birlikte mutlu günler müjdelenir. Yağmur, yaz, kımıltısız tozu
süpürerek, varlıkların ruhuna bir tür sonsuz soluk aldırır. Böylece, bazı yaz
yağmurları, bizim içimize, kalbimizle birlikte çarpan yeni bir kalp gibi demir
atarlar.
-Muriel Barberry
-Muriel Barberry
Ruh Olmak
O anda havada süzülen bir zihinden başka bir şey olmayabilir; bir kafatasının
içindeki bir beyin bile olmayabilir; yalnızca algılayan bir varlık, bir ruh
nasıl algılarsa öyle. Ruh olmak öyle bir şey olmalı. Kitap okumak gibi bir şey,
değil mi; hevesli bir gözlemci olmak dışında. Öyle bir rol üstlenmeden
insanları, ortamları tanıma duygusu.
-Michael Cunningham
-Michael Cunningham
Dalgacı Mahmut
İşim gücüm budur benim,
Gökyüzünü boyarım her sabah,
Hepiniz uykudayken.
Uyanı bakarsınız ki mavi.
Deniz yırtılır kimi zaman,
Bilmezsiniz kim diker;
Ben dikerim.
Dalga geçerim kimi zaman da,
O da benim vazifem;
Bir baş düşünürüm başımda,
Bir mide düşünürüm midemde,
Bir ayak düşünürüm ayağımda,
Ne halt edeceğimi bilemem.
-Orhan Veli
Gökyüzünü boyarım her sabah,
Hepiniz uykudayken.
Uyanı bakarsınız ki mavi.
Deniz yırtılır kimi zaman,
Bilmezsiniz kim diker;
Ben dikerim.
Dalga geçerim kimi zaman da,
O da benim vazifem;
Bir baş düşünürüm başımda,
Bir mide düşünürüm midemde,
Bir ayak düşünürüm ayağımda,
Ne halt edeceğimi bilemem.
-Orhan Veli
Çay Ritüeli
Çay ritüeli, aynı jest ve yudumlamaların bu değerli sürdürülüşü basit, sahici ve
rafine duyumlara bu yükseliş; çay, yoksulların olduğu kadar zenginlerin de
içeceği olduğundan bir aristokrat zevkine sahip olma izninin pek az masrafla
herkese verilişi; yani çay ritüeli, hayatlarımızın saçmalığında dingin bir uyum
gediği açmak gibi olağanüstü bir erdeme sahiptir. Evet, evren boşlukla elbirliği
yapar, kayıp ruhlar güzelliğe ağlar, anlamsızlık bizi kuşatır. O halde bir
fincan çay içelim.
-Muriel Barberry
-Muriel Barberry
14 Ocak 2013 Pazartesi
Sinema Salonları
Bir işe yarayan sinema salonları sadece eski sinema salonları. Işıklar
söndüğünde insanın kalp atışlarının hızlanmasına yol açan dev salonlardı.
Muhteşemdiler, gerçek sinema salonları onlardı. Yüksek tavanları, sütunları,
yıpranmış halıları ve balkonlarıyla kiliselere benzerlerdi. O salonlar, sinemaya
gitmenin hala dini bir deneyim, sıradan ama kutsal bir eylem olduğu dönemlerde
inşa edilmişti. Çoğunu yıkıp yerlerine banka, süpermarket veya alışveriş merkezi
diktiler. Artık filmlerden önce o baş dönmesi hissedilmiyor, kimse kendini
sinemada yalnız hissetmiyor. Kutsallığın sona erişi, sonunda filmleri de
etkiledi. Büyük sinema salonları yıkılıp iğrenç alışveriş merkezleri dikildi,
binaların işlevselliklerine övgüler düzüldü. İnsanın oturma odası, sonu gelmeyen
sıralarına oturulan sinema salonlarıyla aynı değildir. Ama dikkatli
bakıldığında, insanın oturma odasının, eski sinema salonlarına, yeni sinema
salonlarından çok daha yakın olduğu görülür. Her şey yolunda giderse -ne yazık
ki bazen gitmez- insan, kutsallığı yeniden keşfeder. Başını koltuğa yaslar,
gözlerini açar ve izler.-Roberto Bolano
Üniversite
Üniversitenin de, dünya yüzünde hazine filan biriktirmek için kurulmuş, her şeyi
önceden belli, boş ve anlamsız yerlerden biri olduğu fikrine taktım kafayı...
Hazine dediğin, para olmuş, mal mülk olmuş, hatta kültür ya da düpedüz bilgi
olmuş, ne fark eder ki? Bütün bunlar, ambalajını açarsan eğer, tamamen aynı
şeymiş gibi gelmeye başladı bana.
-J.D. Salinger
-J.D. Salinger
Bir Sözcük Olarak Mutluluk
İnsanlar aslında mutluluğa dayanamıyorlar. Mutlu olmak istiyorlar tabii, ama
bunu elde eder etmez, birtakım yersiz düşlerle kendilerini yiyip bitiriyorlar...
İnsanlar mutluluğa mı dayanamıyorlar, yoksa onu yanlış mı tanıyorlar, ya da
kendileri için neyin gerekli olduğunun mu farkında değiller, mutluluğu
kullanmayı mı beceremiyorlar, yoksa öteye beriye çekiştirmekten yorgun mu
düşüyorlar, bilmiyorum; bildiğim bir şey varsa, habire ondan söz ediyorlar,
böyle bir sözcük ortada ve herhalde boşuna icat edilmedi.
-Marguerite Duras
-Marguerite Duras
Sağduyu
Hiçbir insanın benimki gibi bir yüreği yoktur. İnsan yüreği bir çizgidir, oysa
benimki bir daire ve doğru anda, doğru yerde olabilmek gibi sonsuz bir yeteneğim
var. Bunun sonucu olarak insanları hep en iyi ve en kötü anlarında
yakalayabiliyorum. Onların hem çirkinliklerini hem de güzelliklerini görüyorum;
aklıma takılıyor, ikisini birden nasıl barındırabiliyorlar? Yine de kıskandığım
bir yanları var. İnsanlar hiç değilse ölecek kadar sağduyulular .
-Markus Zusak
-Markus Zusak
Güven
"Artık hiç kimseye, özellikle de gülümseyen insanlara güvenmiyoruz çünkü bizden
bir şey isteyeceklerini biliyoruz. Amerikan televizyonu gülümsemeler ve gün
geçtikçe daha mükemmel görünen dişlerle dolu. Onlara güvenmemiz bekleniyor mu?
Hayır. Televizyondaki gülümseyen insanların iyi insanlar olduklarını, sineği
dahi incitmeyeceklerini düşünmemiz bekleniyor mu? Yine hayır. Televizyondaki o
insanlar bizden hiçbir şey istemiyor. Tek istedikleri bize dişlerini,
gülümsemelerini göstermek ve bunun karşılığında onlara hayran olmamızı
bekliyorlar. Hayranlık. Onlara bakmamızı istiyorlar, hepsi bu. Mükemmel
dişlerine, mükemmel vücutlarına, mükemmel tavırlarına tapmamızı
bekliyorlar."
-Roberto Bolano
-Roberto Bolano
Aklın Hüzünleri
"Aklın hüzünleri: Yanlış anlaşılmanın hüznü-Mizah hüznü-Salıverilmeyen sevginin
hüznü-Akıllı olma hüznü-Ne kast ettiğini ifadeye yetecek kadar sözcük bilmemenin
hüznü-Hüzün istemenin hüznü-Kafa karışıklığının hüznü-Seçeneklerin
hüznü-Evcilleştirilmiş kuşların hüznü-Hatırlamanın hüznü-Unutmanın hüznü-Tasa
hüznü..."
-Jonathan Safran Foer
-Jonathan Safran Foer
11 Ocak 2013 Cuma
Şu Şeyler
ilgimiz yok, onlarla olan ilişkimiz
sıkıntıdan veya korkudan veya paradan
veya fazla zekadan dolayı olmuştur;
dairemiz ve mumumuzun ışığı o kadar
küçük ki, tahammül edemiyoruz
fikirle kabarıp Merkez'i kaybediyoruz:
fitilsiz mum, bir zamanlar bilgelik
demek olan bazı isimleri görüyoruz,
bunlar artık hayalet kasabalarına
giden yolları gösteren tabelalar gibi,
tek gerçek olan mezarlar.
-Henry Chinaski
9 Ocak 2013 Çarşamba
Atmış Yılın Karşılığı
kuma oturup suya bakardı, her şeye zor inanılırdı suya bakınca, Çin diye bir
ülke olduğuna ya da ABDye ve Vietnama, bir zamanlar çocuk olduğuna, hayır, buna
inanmak zor değildi, onu unutamazdı. bir de erkeklik çağını: çalıştığı işler ve
kadınlar, sonra kadınsızlık, şimdi de işsizlik. altımışında bir berduş. bitmiş.
bir hiç. bir dolar yirmi sent nakit vardı cebinde. bir haftalık kirasını
ödemişti bir de. okyanus… kadınları düşündü yine. bir kaçı iyi davranmıştı ona.
diğerleri kurnaz, gürültücü, biraz deli ve çok zor kadınlar olmuşlardı. odalar
ve yataklar ve evler ve Noeller ve işler ve şarkılar ve hastaneler ve donukluk,
donuk günler ve geceler ve anlam eksikliği ve fırsat eksikliği. ve şimdi, altmış
yılın karşılığı: bir dolar yirmi sent...-Chinaski
8 Ocak 2013 Salı
Güle Güle Watson
hipodrom bana çabucak nerede zayıf, nerede güçlü olduğumu söyler, ve o gün kendimi nasıl hissettiğimi ve ne kadar değiştiğimizi, SÜREKLİ değiştiğimizi, ve bunun ne kadar farkında olmadığımızı.
ve kalabalığın soyulması yüzyılın korku gösterisidir. HEPSİ kaybeder, bakın onlara, bakabilirseniz. hipodromda geçireceğiniz bir gün size üniversitede dört yılda öğreneceğinizden daha fazlasını öğretebilir.
üniversitede Yaratıcı Yazı dersi veriyor olsaydım öğrencilerin haftada bir kez hipodroma gitmelerini ve her koşuya iki dolardan az olmamak kaydı ile oynamalarını dersin olmazsa olmaz koşullarından biri yapardım, plase oynamak yok. plase oynayanlar ASLINDA evde kalmak isteyip bunu nasıl yapacaklarını bilmeyenlerdir.
Yaratıcı Yazı dersi verirken görebiliyorum kendimi,
“evet. Bayan Thompson nasıl gitti?”
“18 dolar kaybettim.”
“son koşuda hangi ata oynadınız?”
“Tek-Göz Jack’e.”
“kerizlenmişsiniz, Bayan Thompson, atın iki buçuk kiloluk handikapı vardı ve bu ahaliyi çeker, ama aynı zamanda koşulların izin verdiği ölçüde sınıf atlamak demektir, sınıf atlayan bir at ancak kağıt üzerinde şansı yoksa kazanabilir. Tek-Göz Jack’in hız ortalaması da hayli yüksekti, ki ahaliyi çeken başka bir unsurdur, ancak hız ortalaması iki yüz metre üzerinden hesaplanmıştı, iki yüz metre üzerinden hesaplanan hız ortalaması koşunun tamamı üzerinden hesaplanan hız ortalamasından her zaman daha yüksektir, dahası, hesaplarınızı dikkatli yapsaydınız atın bir sprinter olduğunu görürdünüz. 1/3 ile sonuncu gelmesi sürpriz değil.”
“sizinki nasıl gitti.”
“yüz kırk dolar içerdeyim.”
“son koşuda kime oynadınız,”
“Tek-Göz Jack’e. ders bitmiştir.”
-Henry Chinaski
ve kalabalığın soyulması yüzyılın korku gösterisidir. HEPSİ kaybeder, bakın onlara, bakabilirseniz. hipodromda geçireceğiniz bir gün size üniversitede dört yılda öğreneceğinizden daha fazlasını öğretebilir.
üniversitede Yaratıcı Yazı dersi veriyor olsaydım öğrencilerin haftada bir kez hipodroma gitmelerini ve her koşuya iki dolardan az olmamak kaydı ile oynamalarını dersin olmazsa olmaz koşullarından biri yapardım, plase oynamak yok. plase oynayanlar ASLINDA evde kalmak isteyip bunu nasıl yapacaklarını bilmeyenlerdir.
Yaratıcı Yazı dersi verirken görebiliyorum kendimi,
“evet. Bayan Thompson nasıl gitti?”
“18 dolar kaybettim.”
“son koşuda hangi ata oynadınız?”
“Tek-Göz Jack’e.”
“kerizlenmişsiniz, Bayan Thompson, atın iki buçuk kiloluk handikapı vardı ve bu ahaliyi çeker, ama aynı zamanda koşulların izin verdiği ölçüde sınıf atlamak demektir, sınıf atlayan bir at ancak kağıt üzerinde şansı yoksa kazanabilir. Tek-Göz Jack’in hız ortalaması da hayli yüksekti, ki ahaliyi çeken başka bir unsurdur, ancak hız ortalaması iki yüz metre üzerinden hesaplanmıştı, iki yüz metre üzerinden hesaplanan hız ortalaması koşunun tamamı üzerinden hesaplanan hız ortalamasından her zaman daha yüksektir, dahası, hesaplarınızı dikkatli yapsaydınız atın bir sprinter olduğunu görürdünüz. 1/3 ile sonuncu gelmesi sürpriz değil.”
“sizinki nasıl gitti.”
“yüz kırk dolar içerdeyim.”
“son koşuda kime oynadınız,”
“Tek-Göz Jack’e. ders bitmiştir.”
-Henry Chinaski
Başbakan Erdoğan'ın 3 Günlük Afrika Gezisi Nedeniyle Başıboş Kalan Türkiye, Seks, Uyuşturucu ve Alkol Batağında Debeleniyor
Dün itibariyle Başbakan Erdoğan'ın Gabon, Nijer ve Senagal'i kapsayan Afrika gezisine çıkarak ülkeyi terk etmesi, Türkiye'de büyük bir otorite boşluğunun oluşmasına sebebiyet verdi. Başlarında ne yapacaklarını söyleyen bir büyük olmaması nedeniyle sapıtan vatandaşlardan bir kısmı bu sabahtan itibaren işlerine ve okullarına gitmeyi bırakarak kendini içki, uyuşturucu ve kumara verirken, bir kısım vatandaşın da ülkeye kız atmak için Rusya ve Ukrayna'ya doğru yola çıktığı gözlendi.
Ülke raydan çıktı
Recep Tayyip Erdoğan'ın sadece 3 günlüğüne Afrika gezisine gitmesini fırsat bilen Türkiye tamamen raydan çıkmış durumda. Başbakanın uçağının hareket etmesi ile birlikte İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük şehirlerin meydanlarına dev içki kazanları yerleştirilirken, vatandaşlar özel olarak hazırlanan pançlar ile gönüllerince eğlendi. Sokak ortasında sabahlara dek süren seks partilerine yoğun ilgi gösteren halkın, emniyet güçlerinin tatile çıkmasını fırsat bilen uyuşturucu tacirlerinin pençesine düşmesi ise çok zor olmadı.Halk arasında "Sen söylemezsen, ben de söylemem abi" şeklinde bir güven duygusunun hakim olduğu ülkede, vapur, uçak ve tren seferlerinin durma noktasına geldiği gözlenirken, birçok kamu hizmeti ise "Nasılsa bakan eden yok, kafanıza göre takılın" diyen görevliler nedeniyle aksadı. Adeta felekten bir gece çalmanın keyfini süren Türkiye'de yaşanan gelişmelerin satır başları ise şu şekilde oldu:
Yurt genelindeki manzara- Adana kırsalında ektikleri haşhaş tarlasını komple ateşe veren grup, rüzgarın da etkisiyle Adana-Mersin-Antep üçgeninde vatandaşlara unutulmayacak bir tecrübe yaşattı. Bu üç şehirden gece boyu yükselen Pink Floyd şarkıları dinleyenleri mest etti.
- Başbakanın yokluğunu fırsat bilerek Yunanistan ve Bulgaristan gibi komşulardan arkadaşlarını ülkeye doluşturan bir grup, İstanbul Mecidiyeköy civarını dağıtırken; Anadolu Yakası'nda ise yer yer kamuya açık alanda şişe çevirmece oynayanlara rastlandı.
- Ankara'dan havalanan F16'larla tüm Türkiye'nin üzerinde dev disko topu gezdirilirken, irili ufaklı birçok şehirde helikopterlerle vatandaşların üzerine sıkılan köpük, düzenlenen partilere ayrı bir hava kattı.
- İzmir'deki parti esnasında sevinçlerini göstermek üzere denize atlayan grup, "Lan gene mi siz, gene mi gece vakti kamera ışığında yarısı görünen yaşını başını almış kelli felli şort mayolu adamların denize girişi" nidalarıyla taşlandı.
- Giresun'daki AKP Genel Merkez binasında tabelaya "Adalet ve Kalkınma PARTY'si wohooo" yazan grup, 50 metre kadar ilerideki çöp tenekelerinin içinde sızmış halde bulundu.
- Aniden şehre Başbakan gelecek korkusu olmadan doya doya porno izleyen Erzurumlular, dev ekrandaki yayından ötürü valilerini omuzda taşıdılar.
- Muğla'da Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan kalabalık, sabaha dek doyasıya king oynadı.
- Sabaha karşı Kapıkule sınır kapısından geçen kalabalık bir grup, Bulgaristan'a çorbacıya gidip geldi.
- Alka Seltzer ve ertesi gün haplarının satışında patlama yaşandı.- Bir süre ülkedeki kaos halini yayınlayan ulusal televizyon kanalları ise izleyen kimse olmaması nedeniyle dönüşümlü olarak banttan oyun havası ve porno yayınına geçtiler.
- Meclis TV, "Başbakan aniden bakarsa oturum varmış gibi görünsün" amacıyla 72 saatlik bant yayınına geçti.
- Gürcistan, Azerbaycan, Nahçıvan gibi ülkelerin şikayeti üzerine sınıra dayanan NATO askerlerinden, Türkiye'ye müziğin sesini biraz kısması yönünde uyarı geldi.
AKP'li vekiller tedirgin
Başbakan'ın ülkeyi terk etmesinin ardından Türkiye'yi saran kaos hali ile birlikte AKP'li vekillerde ise büyük bir tedirginlik hakimdi. Bülent Arınç, İdris Naim Şahin, Egemen Bağış gibi partinin ağır topları ülkenin durumunu izah etmek için şimdiden bir açıklama bulmaya çalışırken, İstanbul'da içkili vatandaşların yanlışlıkla yaktığı Erkoz Ormanı ise korkulu saatlerin yaşanmasına neden oldu. Partideki genel hava, "Ulan bunu nasıl söylicez Başbakan'a", "Ben söylemem abi, kim söylüyosa söylesin" şeklinde olurken, öğle saatlerinde gelen kayıp tarihi eser haberleri ise moralleri iyice bozdu. Dün gece ülkeye davet edilen bazı komşu ülkelerin tarihi eserleri ülkelerine götürmesinin ortaya çıkmasının ardından, Tayyip Erdoğan'ın gelmesiyle birlikte dış politikada yine hareketli günlerin yaşanması bekleniyor.Cumhurbaşkanı uyardıHaberin yayına hazırlandığı sırada Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Twitter'dan yaptığı açıklamada "Valla çarşamba günü dönüyor. Sizi bu halde görürse çok büyük dayak var benden söylemesi..." diyerek vatandaşları uyarırken, ülkenin büyük bir kısmının şu an için sızdığı ve tehlike arz edecek bir durumun kalmadığı bildirildi. Başbakanlık yetkililerinden alınan bilgiye göre ise, Tayyip Erdoğan'ın dönüş vaktinin yaklaşması nedeniyle yarından itibaren tüm ülkede büyük bir temizlik harekatının başlatılacağı öğrenildi
Ülke raydan çıktı
Recep Tayyip Erdoğan'ın sadece 3 günlüğüne Afrika gezisine gitmesini fırsat bilen Türkiye tamamen raydan çıkmış durumda. Başbakanın uçağının hareket etmesi ile birlikte İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük şehirlerin meydanlarına dev içki kazanları yerleştirilirken, vatandaşlar özel olarak hazırlanan pançlar ile gönüllerince eğlendi. Sokak ortasında sabahlara dek süren seks partilerine yoğun ilgi gösteren halkın, emniyet güçlerinin tatile çıkmasını fırsat bilen uyuşturucu tacirlerinin pençesine düşmesi ise çok zor olmadı.Halk arasında "Sen söylemezsen, ben de söylemem abi" şeklinde bir güven duygusunun hakim olduğu ülkede, vapur, uçak ve tren seferlerinin durma noktasına geldiği gözlenirken, birçok kamu hizmeti ise "Nasılsa bakan eden yok, kafanıza göre takılın" diyen görevliler nedeniyle aksadı. Adeta felekten bir gece çalmanın keyfini süren Türkiye'de yaşanan gelişmelerin satır başları ise şu şekilde oldu:
Yurt genelindeki manzara- Adana kırsalında ektikleri haşhaş tarlasını komple ateşe veren grup, rüzgarın da etkisiyle Adana-Mersin-Antep üçgeninde vatandaşlara unutulmayacak bir tecrübe yaşattı. Bu üç şehirden gece boyu yükselen Pink Floyd şarkıları dinleyenleri mest etti.
- Başbakanın yokluğunu fırsat bilerek Yunanistan ve Bulgaristan gibi komşulardan arkadaşlarını ülkeye doluşturan bir grup, İstanbul Mecidiyeköy civarını dağıtırken; Anadolu Yakası'nda ise yer yer kamuya açık alanda şişe çevirmece oynayanlara rastlandı.
- Ankara'dan havalanan F16'larla tüm Türkiye'nin üzerinde dev disko topu gezdirilirken, irili ufaklı birçok şehirde helikopterlerle vatandaşların üzerine sıkılan köpük, düzenlenen partilere ayrı bir hava kattı.
- İzmir'deki parti esnasında sevinçlerini göstermek üzere denize atlayan grup, "Lan gene mi siz, gene mi gece vakti kamera ışığında yarısı görünen yaşını başını almış kelli felli şort mayolu adamların denize girişi" nidalarıyla taşlandı.
- Giresun'daki AKP Genel Merkez binasında tabelaya "Adalet ve Kalkınma PARTY'si wohooo" yazan grup, 50 metre kadar ilerideki çöp tenekelerinin içinde sızmış halde bulundu.
- Aniden şehre Başbakan gelecek korkusu olmadan doya doya porno izleyen Erzurumlular, dev ekrandaki yayından ötürü valilerini omuzda taşıdılar.
- Muğla'da Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan kalabalık, sabaha dek doyasıya king oynadı.
- Sabaha karşı Kapıkule sınır kapısından geçen kalabalık bir grup, Bulgaristan'a çorbacıya gidip geldi.
- Alka Seltzer ve ertesi gün haplarının satışında patlama yaşandı.- Bir süre ülkedeki kaos halini yayınlayan ulusal televizyon kanalları ise izleyen kimse olmaması nedeniyle dönüşümlü olarak banttan oyun havası ve porno yayınına geçtiler.
- Meclis TV, "Başbakan aniden bakarsa oturum varmış gibi görünsün" amacıyla 72 saatlik bant yayınına geçti.
- Gürcistan, Azerbaycan, Nahçıvan gibi ülkelerin şikayeti üzerine sınıra dayanan NATO askerlerinden, Türkiye'ye müziğin sesini biraz kısması yönünde uyarı geldi.
AKP'li vekiller tedirgin
Başbakan'ın ülkeyi terk etmesinin ardından Türkiye'yi saran kaos hali ile birlikte AKP'li vekillerde ise büyük bir tedirginlik hakimdi. Bülent Arınç, İdris Naim Şahin, Egemen Bağış gibi partinin ağır topları ülkenin durumunu izah etmek için şimdiden bir açıklama bulmaya çalışırken, İstanbul'da içkili vatandaşların yanlışlıkla yaktığı Erkoz Ormanı ise korkulu saatlerin yaşanmasına neden oldu. Partideki genel hava, "Ulan bunu nasıl söylicez Başbakan'a", "Ben söylemem abi, kim söylüyosa söylesin" şeklinde olurken, öğle saatlerinde gelen kayıp tarihi eser haberleri ise moralleri iyice bozdu. Dün gece ülkeye davet edilen bazı komşu ülkelerin tarihi eserleri ülkelerine götürmesinin ortaya çıkmasının ardından, Tayyip Erdoğan'ın gelmesiyle birlikte dış politikada yine hareketli günlerin yaşanması bekleniyor.Cumhurbaşkanı uyardıHaberin yayına hazırlandığı sırada Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Twitter'dan yaptığı açıklamada "Valla çarşamba günü dönüyor. Sizi bu halde görürse çok büyük dayak var benden söylemesi..." diyerek vatandaşları uyarırken, ülkenin büyük bir kısmının şu an için sızdığı ve tehlike arz edecek bir durumun kalmadığı bildirildi. Başbakanlık yetkililerinden alınan bilgiye göre ise, Tayyip Erdoğan'ın dönüş vaktinin yaklaşması nedeniyle yarından itibaren tüm ülkede büyük bir temizlik harekatının başlatılacağı öğrenildi
3 Ocak 2013 Perşembe
Çiçek Açmış Sözlerin Peşinde
Aşk ve Istırap“… aşk ve onun ayrılmaz bir parçası olan ıstırap, tıpkı sarhoşluk gibi, bizim gözümüzde her şeyi farklılaştırma gücüne sahiptir.”
Beden ile Zihin
“Beden için sağlıklı olan tek şey mutluluktur; ama zihni güçlendirip genişleten, kederdir.”
Hafıza
“… hafızamız, bir tür eczane, bir tür kimya laboratuvarıdır, elimize tesadüfen sakinleştirici bir ilaç da geçebilir, tehlikeli bir zehir de.”
Kıskançlık
“… kıskançlık, döner ışıklı bir fenerdir, kovulamayan bir şeytandır, her defasında yeni bir şekle bürünerek çıkar ortaya.”
-Marcel Proust
2 Ocak 2013 Çarşamba
Kediler
Kendini kötü hissediyorsan kedilere bakar ve kendini çok daha iyi hissedersin, çünkü onlar her şeyin olması gerektiği gibi olduğunu bilirler; öyle fazla heyecanlanmak ya da üzülmek için bir neden yok. Onlar bunu bilirler.
Kurtarıcıdır kediler. Ne kadar çok kedin varsa o kadar uzun yaşarsın. Yüz kedin varsa on kedin olduğunda yaşayacağının on katı daha uzun yaşarsın.
Bu gerçek bir gün keşfedilecek ve herkesin binlerce kedisi olacak ve kimse ölmeyecek.
-Charles Bukowski
Kaydol:
Yorumlar (Atom)




