Azıcık öpüşebilir miyiz?” dedim.
“Pardon?” dedi ama yüzünü geri çekmedi. “Benim sizden hoşlandığım gibi, sizin
de benden hoşlandığınızı görebiliyorum.” “Bence iyi bir fikir değil bu,” dedi.
Hayal kırıklığı 4. Neden, diye sordum. “Çünkü ben kırk sekiz yaşındayım, sen ise
on iki,” dedi. “E?” “Ve evliyim.” “E?” “Ve seni tanımıyorum bile.” “Beni
tanıyormuşsunuz gibi gelmiyor mu size yani?” Yanıt vermedi. “Kızaran, gülen,
dine inanan, savaş açan ve dudaklarıyla öpüşen tek hayvan, insandır,” dedim.
“Yani bir bakıma, ne kadar çok dudaktan öpüşürsen o kadar çok insansın
demektir.” “Ya daha çok savaş açarsan?” Bu sefer yanıt veremeyen bendim. “Sen
tatlı bir çocuksun,” dedi. “Delikanlı,” diye düzelttim. “Ama bence bu, iyi bir
fikir değil.” “İyi fikir olmak zorunda mı?” “Bence zorunda.”
“Hiç değilse bir resminizi çekebilir miyim?”
-Jonathan Safran Foer
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder