Kaplan farklı bir kaplan olsaymış, ta başından beri avcı olsaymış eğer, köye
çok daha evvel inermiş. Şehirde başlayan uzun yolculuğu onu ancak köyün
sırtlarına kadar getirmiş; kendisi bile neden orada kalmayı seçtiğini
bilmiyormuş. Şimdi düşündüğümde, rüzgârın ve yoğun kar yağışlarının onu
engelleyemeyeceğini, bütün bir kış boyunca yola devam edip farklı bir kilisesi
olan farklı bir köye, insanların batıl inançlarının çok daha zayıf olduğu ve
daha gerçekçi bir çiftçinin onu vurup boş bir çuval gibi şöminesinin üzerine
asabileceği bir yere gidebileceğini görüyorum. Ama dağ -eğri fidanlar ve zemini
kaplayan ölü dalları, mağaralarla kaplı dik yüzü ve kışın getirdiği açlıkla
şaşkına dönmüş, pervasız hayvanları ile- kendi içinde büyüyen yeni hisler ve
aşağıdaki köyün hayal meyal tanıdık kokularıyla birleşerek kaplanı esir almış
olmalı.
-Téa Obreht
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder