Neden beklenti içerisine girer insan? Bunun hayal kırıklığını tetiklediğini bile bile. Her zaman en kötüsünü mü ummalı yoksa? O zaman da "çok negatif" bir insan demezler mi sana?
Mantık çerçevesine oturttuğum halde hala eksikler hissediyorum. Ne istediğimi biliyorum ve bundan sonsuza kadar uzak durmam gerektiğini de. Bu tip bir çelişki yoruyor insanı. Olman gerektiğin, ait olduğun yeri buluyorsun ama oradaki sorunları aşamıyorsun.
"Sorun"lar kendiliğinden oluşur mu? Sanırım buna cevabım evet olur. İyi niyetin hiçbir işe yaramadığı durumlar vardır. Karşı tarafa söylediğin her kelime ayrı bir filtreyle aktarılır, cevaplar da sana aynı bu filtreden süzülerek gelir. Pek bu durumda ne yapmalı? Hiçbir şey yokmuş gibi yola devam etmeli mi? Yoksa aradaki filtreyi kaldırmalı mı? Belki de "anlaşamadığın" birini özlemek yasaklanmalı.
-Panda being a panda
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder